‘Türkiye’de siyasi otoriterleşme’ konulu teze ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ten yargılama talebi

Eşitlik için gönderilen, “Türkiye’de rejim otoriterleşiyor” içerikli doktora tezini incelettiren Üniversitelerarası Komite, tezi yazar akademisyenin “cumhurbaşkanına hakaret” ve “terör” suçlarından yargılanmasını istedi.

GÜNCEL 09.03.2022 09:43

Abone Ol google-news

Dr. Mehmet Ölümsüz Deniz, Sabancı Üniversitesi’nde lisans, Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. YÖK’ün tanıdığı dünyanın en iyi üniversitelerinden New York Binghamton Üniversitesi’nde (SUNY) sosyoloji doktorasını tamamladı. Türkiye’nin son 28 yılındaki siyaset ve sermaye ilişkisini 7 sene inceleyip, binlerce atıf yaparak, 250 sayfalık doktora tezi yazdı. Sözcü’den Sultan Uçar’ın haberine tarafından, Üniversitelerarası Kurul, tezi Cumhurbaşkanı’na hakaret ve terör suçlarını içerdiğini savundu.

“1980-2008 Yılları Arasında Türkiye’yi Kim Yönetiyor? Anapara Gücü ve Otoriter Popülizmin Yükselişi” adlı tezi Amerika’da jüri önünde savundu. Bütün kabulle ‘doktor’ unvanı aldı. Ülkesine dönüp niyetlenmek için yurt dışı doktora denkliği veren Türkiye’de tek yetkili kurum olan Üniversitelerarası Komite’a (ÜAK) başvurdu. Eşitlik başvuruları ortalama 3-4 ayda onaylanırken ÜAK, bu tezi 14 ay bekletti. Sonra da hiçbir izah etme yapmadan ‘tez konusu ve içeriği’ diyerek, reddetti.

Dr. Deniz, avukatı Mehmet Sepin aracılığıyla, yürütmenin durdurulması için dava açtı. Danıştay 8. Dairesi’nde görülen davaya ÜAK’ın gönderdiği savunma, tezin Erdoğan’ın yönettiği AKP iktidarı döneminde rejimin otoriterleştiği ve sermayenin bu otoriterleşmeye etkisi gibi analizler nedeniyle reddedildiği görüldü.

3 ÜNİVERSİTE 4 RAPOR

ÜAK’ın bu tezle ilgili 3 üniversiteden 4 farklı rapor aldığı, önce onaylayıp, daha sonra da reddettiği ortaya çıktı.

Hacı Bayram Veli Üniversitesi, “Ivedi içeriğinin kabahat teşkil edip etmediği değerlendirilemez” derken, Şimşek Beyazıt Üniversitesi, “Tez sosyoloji alanında, hukuk fakültesi inceleyemez” dedi. Marmara Üniversitesi, 6 Ocak 2021’de “Ivedi Almanca lakin kabahat unsuru taşıyan bir husus görülmedi” kararı verdi. ÜAK da bu raporlar üzerine, 10 Mart 2021’de tezi onayladı. Ancak ivedi bir defa daha Marmara Üniversitesi’ne gönderildi. Sosyoloji tezi olmasına rağmen ikinci incelemeyi MÜ Hukuk Fakültesi Cinayet Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gökçen ve cinayet hukukçuları Doç. Dr. Yusuf Yaşar ve Dr. Zafer İçer yaptı.

CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET SAYILDI

Bu raporda ise “Bilimsel ve akademik kurallarla bağdaşmayan, objektiflik, realite, doğruluk kriterlerini taşımıyor” denilerek, ‘otoriterleşme’ tespiti nedeniyle TCK’nın 299, 301 ve Terörle Çaba Kanunu’nun 3713 sayılı maddeleri yani cumhurbaşkanına hakaret, terör gibi suçlarla değerlendirilmesi istendi. Bu kez ÜAK, 25 Mayıs 2021’de savcılığa kabahat duyurusunda bulundu. Tezi reddedilen davacı akademisyenin ifadesi alınmadı.

Akademisyen, Danıştay’ın ‘Türkiye’de siyasi otoriterleşme’ tespitli tezi Anayasa’daki akademik özgürlükleri koruyan yasa maddeleri nedeniyle yürütmeyi erteleme kararı almasını bekliyor.

YÖK BAŞKANI ÖZVAR, ‘GİZLİ SORUŞTURMA’ İSTEMİŞ

Ivedi, Marmara Üniversitesi’nde ikinci kere incelettirildiğinde YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitenin rektörlüğünü yapıyordu. Özvar imzalı ‘Dar’ damgalı soruşturmada ‘Tezde suç unsuru olup olmadığının’ incelenmesi istendi. Sonra da Özvar imzasıyla eşitlik reddi ve dava açılması talepli, 3 hukukçunun yazdığı rapor ÜAK’a gönderildi.

OTORİTERLEŞME ANALİZLERİNİ YASALARAR AYKIRI BULMUŞLAR

ÜAK tezdeki; “Ne derseniz deyin, bugün rejimin otoriterliği inkâr edilemez. Kitlesel tutuklamalar, devlet bürokratlarının kitlesel tasfiyesine yol açan davalar ve muhaliflerin çoğunun bastırılması Türk siyasetini tanımlıyor. Nitekim rejiminin otoriter karakteri son 10 yıldır tartışmasız” gibi 12 bilim insanının makalesine atıflı, ‘otoriterleşme’ analizlerlerini yasalara tutarsız buldu.

“TEZİMİN KONUSU ERDOĞAN DEĞİLDİ”

Şikayetçi akademisyen Dr. Mehmet Baki Deniz, “Erdoğan ve AKP dönemini inceleyen bir tezdeki eleştirilere onay belirlemek istemeyen ÜAK, Türkiye’nin otoriterleştiği iddiasını kaynaksız ve araştırmaya dayalı olmadan sunduğumu ileri sürüp, tezin akademik olarak yetersiz olduğunu iddia etti. Oysa, tezimin konusu Türkiye’nin Erdoğan’ın AKP eliyle otoriter bir rejime geçiş yapıp yapmadığı değildi. Tezimde, Erdoğan’ın Türkiye’deki siyasi gücü kendi civarda toplayarak, otoriter bir rejim değişikliği gerçekleştirmeyi nasıl başardığını araştırdım. TOBB ve TÜSİAD yani sermayenin 2002-2007 yılları aralarında Erdoğan’ın AKP’sine verdiği desteğin, Türkiye’nin otoriter rejim değişikliğini anlamakta kilit rolünü bilimsel olarak da kanıtlayıp, YÖK’ün de denkliğini onayladığı Amerika’da bu alanda en iyi üniversitelerinden biri olan New York Binghamton’dan ‘hekim’ unvanını hak edip, aldım” diye konuştu.

Günün Kayda Değer Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir