Paraları var ama buğdayları yok

Eski Bakan Pakdemirli, “Türkiye’de para var ki ithalat yapabiliyor” demişti. TMO, 2 Mart’ta açtığı 435 bin tonluk buğday ithalat ihalesinde önerge gelmediği ya da fiyatları arttığı için ama 285 bin buğday ithal edebildi.

EKONOMİ 09.03.2022 10:19

Abone Ol google-news

Dr. Necdet ORAL

Yoksul halkların beslenmesinde manâlı bir yere sahip olan buğday, gıda ürünlerinin yanı sıra hayvan yemi ve endüstriyel üretim alanlarında da kullanılır. Buğday, dünya çapında insanların tükettiği kalorinin yüzde 20’sini sağlar.

Dünyada 2021 yılı itibariyle 224 milyon hektar alanda 794 milyon ton buğday üretimi üretilmiş olup, üretimde önde gelen ülkeler yüzde 17’şer pay ile Çin ve AB, yüzde 14 ile Hindistan ve yüzde 11 ile Rusya’dır (GRAFİK 1).

paralari-var-ama-bugdaylari-yok-989285-1.

BUĞDAY ÜRETİMİ 14 YILIN MINIMUM SEVİYESİNDE

Günümüzde 23 yabani buğday türüne ve 400’den pozitif kültüre küskün buğday çeşidine konut sahipliği yapan Türkiye yalnız imal yok genetik kaynaklar açısından da manâlı bir yere sahiptir. Fakat üretimin yüzde 78’inin kuru tarım alanlarında yapılmaktadır. Sadece doğal yağışlarla yetiştirilen buğdayın verimi düşük olmaktadır. bu nedenle son 30 yıldır buğday üretimi değişmemiş, takvim sıradan 20 milyon ton dolayında gerçekleşmiştir. 2021 yılında ise yaşanan kuraklığın etkisiyle 17,7 milyon tonla son 14 yılın en az seviyesine inmiştir.

Son yıllarda lüzum ekim alanlarının daralması gerekse üretimin ve kalitenin düşmesi nedeniyle ithalatta çabuk bir yükselme yaşanmıştır. İç piyasada buğday fiyatlarının yükselişini önlemek için üreticiyi ithalatla edep etmeye cesaret etmek, çiftçinin buğday ekiminden vazgeçmesine ve piyasanın daha fazla dışa bağımlı ülkü gelmesine yol açmaktadır.

“TÜRKİYE’DE PARA VAR Kİ İTHALAT YAPABİLİYOR”

4 Mart 2022’de görevden affetme talebi kabul edilen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 20 Aralık 2018 tarihinde ülkenin buğday ve saman ithal ettiğini dile getirenlere aleyhinde “Türkiye’de para var oysa ithalat yapabiliyor” demişti. 2018 yılında 5,9 milyon ton olarak gerçekleşen buğday ithalatı, 2019 yılında yüzde 70’lik artışla 10 milyon tonluk rekor seviyeye ulaşmış; 2020 ve 2021 yıllarında ise sırasıyla 9,7 ve 8,9 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. 2021 yılında buğday ithalatı için ödenen döviz 2,7 milyar dolara (24,5 milyar TL’ye) yükselmiştir

İTHALATIN YÜZDE 88’İ RUSYA VE UKRAYNA’DAN

Son yıllarda buğday ithalatının büyük çoğunluğu navlun ve rekabetçi fiyat avantajına alt olarak Rusya Federasyonu ve Ukrayna’dan yapılmaktadır. 2021 yılı itibariyle bu iki ülkenin Türkiye’nin buğday ithalatındaki payı yüzde 88’e ulaşmıştır (GRAFİK 2)

İTHALAT YAPILAMAMASININ ARKASINDAKİ NEDENLER

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 17 Mayıs 2021 tarihinde ekmeklik buğdayın alım fiyatını 2.250 lira olarak açıkladı. Bu fiyatın karşılığı o günkü döviz kuru ile 270 dolar idi. Bakan Pakdemirli, daha sonra bir soru önergesine verdiği yanıtta açıklanan alım fiyatlarının piyasa fiyatlarının aşağıda kaldığı için TMO’nun çiftçiden buğday alamadığını itiraf etti. Üreticiden buğday alamayan TMO, 2021-2022 sezonunda 9 kere buğday ithalat ihalesi açtı. Sezonun ilk ihalesi 30 Haziran 2021’de ton başına ortalama 263 dolardan yapıldı. sonradan açılan 7 ihalede fiyatlar ton başına sıradan 257 ile 344 dolar aralarında gerçekleşti. 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya ile Ukrayna arasında savaş başladı. 2 Mart 2022’de TMO 435 bin tonluk ekmeklik buğday ithalat ihalesi açtı, fakat ihaleye 370 bin ton teklif geldi; yani 65 bin ton buğday için önerge verilmedi. Savaşın Türkiye’ye birincil faturası buğday ithalat fiyatlarının artması oldu. İhaleye ton başına 420 ile 517 dolar arasında teklifler geldi. Fiyatı 460 doların üstünde olan teklifler TMO göre iptal edildi. Böylece ton başına 426 dolardan 285 bin ton buğday alımı yapıldı (GRAFİK 3).

paralari-var-ama-bugdaylari-yok-989286-1.

Buğday ithalat fiyatı 18 Ocak’a göre ton başına 82 dolar (yüzde 24) arttı, ancak ihale açılan 435 bin ton buğdayın oysa 285 bin tonu alınabildi. bu arada özgür piyasada 50 kilo unun fiyatı 420 liraya çıktı. İthal buğday fiyatlarının artması iç piyasada un fiyatlarını da artıracaktır.

Buğdayın gen kaynağı ülkelerden birisi olan Türkiye’de uygulanan tarım politikaları çiftçileri üretemez hale getirmekte ve ithalata bağımlılığı artırmaktadır. Bir ülke yiyecek üretimi gibi yaşamsal bir konuyu başkalarına (ülkelere, şirketlere) ihale edemez. İklim değişikliğinden kaynaklanan afetler, salgınlar ve savaşların tetiklediği yiyecek krizleri yeterince gıda üretemeyen ülkelerin hangi sorunlarla karşısında karşıya kaldıklarını, kalacaklarını ortaya koymuştur. Bu dönemlerde yiyecek fiyatları doğaüstü artmakta, hatta ithalatçı ülkeler satın alacak yiyecek ürünü bulamamaktadır. Gıdaya erişim zorlaşmakta, özlem ve yiyecek krizleri yaşanmaktadır. Bunun için uluslararası anapara ve şirketlerin gıda sistemi yerine ülkenin ekolojik koşullarına, halkın kültürüne, gereksinim ve çıkarlarına yerinde bir yiyecek sistemini inşa etmekten, yani Yiyecek Egemenliği için mücadele etmekten diğer çare yoktur.

Günün Manâlı Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir