Öztrak: Koltuğunu korumak için, küçücük çocukları istismar edecek kadar gözü döndü

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trabzon’daki açılışta bir çocuğu kürsüye çıkarmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu kin ve nefretin vücut bulmuş hali, çocuklarımıza da musallat oldu” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP MYK toplantısının arkasından basın toplantısı düzenledi.

Öztrak, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Trabzon’da katıldığı başlangıç töreninde sahneye çıkan ufak çocuğun, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na “alçak” demesi ve Erdoğan’ın bu sözlere gülümseme etmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“BÖYLE ÇİRKİN BİR İSTİSMAR GÖRMEDİK”

Öztrak, “Yeri geldi cami mihraplarında, sanatçıları dillerini kopartmakla tehdit etti. Yeri geldi kendisini eleştirenleri, vesayeti altındaki yargıya talimatlar verip hapse attırdı ve dün, bu kin ve nefretin cisim bulmuş hali, çocuklarımıza da musallat oldu” diye konuştu.

“10 yıldır yattığı hapisten, babasını kurtarmak için kendisinden yardım isteyen bir çocuğumuzu kullandı” diyen Öztrak, “Koltuğunu gözetmek için, ufacık çocukları istismar edecek dek gözünün döndüğünü gösterdi” ifadelerine yer verdi.

Öztrak, “Böylesi çirkin bir istismarı siyasi tarihimizde görmedik, duymadık. Kin ve korku şeytanidir, sevgi ve haz rahmanidir. böylece tertemiz çocuk kalplerine kin ve dehşet tohumlarının ekilmesini asla ama katiyen kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.

“O KİBİRLİ YÜZ EKRANDA GÖRÜLDÜĞÜNDE KANAL DEĞİŞTİRİN”

Öztrak açıklamalarına şöyle devam etti:

“Koltuğunu kaybetme korkusuyla, nefretten, kinden, hınçtan medet uman, siyaseten mefluç bir zihniyetin elinden, çocuklarımızın tertemiz beyinlerini, yüreklerini mutlaka ama mutlaka kurtarmak zorundayız. Milletimizle birlikte bu nefret edilen şey dilini sandıkta koparacağız lakin sandık gelene değin da ailelerimizden bir istirhamımız var. Bu kin ve nefretin, evlerinize, çocuklarınızın tertemiz dimağına, ulaşmasına izin vermeyin. Kin ve nefret tohumlarının televizyonlardan, radyolardan sızarak, çocuklarımızın akıllarını karıştırmasına fırsat tanımayın. Ebeveyn kontrolünü elden bırakmayın. O kibirli ses televizyondan duyulduğunda, o kibirli yüz ekranda görüldüğünde kanal değiştirin.

“SİYASİ ARSIZLIĞIN BU KADARINA PES”

Bu müflis bezirgân siyasetinin yürek gözü millete kapanmış. Utancı gidenin kalbi de ölürmüş. Bunların hali işte tam da bu. İmralı’nın sözcülüğüne soyunacaksın, terörist başına hâkim cüppesi giydirmeye kalkacaksın. Fethullah Gülen’le emrindeki yana fotoğrafı olan şahsı Hazine ve Maliye Bakanı yapacaksın. Ömrü Fethullah Gülen’e övgü düzmekle geçmiş bir kişiyi, daha iki gün önce Hak Bakanlığı’na hem de üçüncü defa atayacaksın sonradan da çıkıp CHP’yi terör örgütleriyle bağlı yandan anmaya cüret edeceksin. Siyasi arsızlığın bu kadarına da pes.

“EVLATLARIMIZIN EVLERİNDEN TEPE ZIRVE KASALAR ÇIKMADI”

Buna psikoloji de ‘yansıtma rahatsızlığı’ denir. Ciddi bir hastalıktır. Birey kendindeki kusurları karşısındakine mülk ederek, karşısındakine yansıtarak rahatlamaya çalışır. İşte karşısındakini kendisi gibi zanneden bu gurur abidesi, sıkılmadan bizlere, ‘Çocuklarının yüzüne bakabilmeleri için kendilerine çeki harmoni vermeleri gerekir’ diyor. Allah’a çok şükür bizlerin arasından evladına, ‘Evlerdeki paraları sıfırla’ talimatı veren çıkmadı. Evlatlarımızın evlerinden irtifa irtifa kasalar çıkmadı. O kasalardan dolarlar, eurolar fışkırmadı.

Bizlerin arasından, 30 yaşındaki bir İranlı dolandırıcının önüne yatmaya kalkan bakanlar da çıkmadı. Elbise askılarında, çikolata kutularında rüşvet almakla suçlanan ve aklanmadan ülkemize büyükelçi yapılan bakan hiç çıkmadı. Fazla şükür bizim alnımız ak. Çoluğumuzun çocuğumuzun yüzüne huzurla bakabiliyoruz.

3 YIL 6 AY 20 GÜNDE 7 BAKAN DEĞİŞTİ

Ülkemizde bakanlar, Merkez Bankası başkanları, TÜİK başkanları artık mevsimlik işçiye döndü. Ülkeye kararlılık getirecek diye pazarlanan ucube şahsım rejimine ne bakan, ne de bürokrat dayanıyor. Bu ucube rejim 3 sene 6 ay 20 gündür gerçekten yürürlükte. 3 sene 6 ay 20 günde tam yedi bakan değişti. Yine son 3.5 yılda üç Hazine ve Maliye Bakanı, dört Merkez Bankası Başkanı, beş de TÜİK Başkanı gördük.

Son TÜİK Başkanı da daha yılını tamamlayamadan hem de ‘Kul hakkı yemem’ dedikten hemen daha sonra, ‘Vay sen misin kul hakkı yemeyen’ denerek, ocak ayı enflasyonunu açıklamaya bir haftadan eksik kalmışken görevinden alındı. Kuralları belirlenmiş teknik bir meslek yapan TÜİK’e acaba niçin başkan dayanmaz?”

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir