Kamu görevlileri hesap vermeli

Raziye Oskay, Dilara Yıldız ve Elvan Sözkesen… Devlet bu üç kadının hayatının tehlikede olduğunu biliyordu. Şimdi sorumluluğu bulunan millet görevlileri hesap verecek mi, merak konusu.

Kamu görevlileri hesap vermeli

Resim: Raziye Oskay – Dilara Yıldız – Elvan Sözkesen

HABER MERKEZİ

Avukat Dilara Yıldız’ın 6 defa savcılığa şikâyet ettiği ve hakkında uzaklaşma kararı çıkarttığı eski nişanlısı Oktay Dönmez kadar katledilmesinden sadece bir gün sonra bu kez Ordu’da Elvan Sözkesen adlı bir bayan, önceden evli olduğu Erkan Emiroğlu tarafından evinin önünde yakılarak ağır yaralandı. Sözkesen’in de olaydan önce adliyeye giderek fail hakkında suç duyurusunda bulunduğu, hatta olayın olduğu gün imza için adliyeye gideceği ortaya çıktı.
Mersin’de ise 4 gün önce eski nişanlısı Raziye Oskay’ı sokak ortasında vurarak katleden Barış Can Uçuk’un 5 sene önce kadının evine silahla saldırdığı, bu nedenle 1,5 ay tutuklu kaldığı öğrenildi. Bir De Uçuk, cezaevinden çıktıktan sonradan da tehditlerini sürdürmüş, uzaklaşma kararlarını kesintisiz ihlal etmiş fakat kadının bütün şikâyetlerine rağmen tutuklanmamıştı.

Bu yaşananlar, koruma kararlarının etkisizliğini ve yasaları uygulamayan ulus görevlilerinin bayan cinayetlerindeki sorumluluğunu bir kere daha gündeme getirdi.

KORUMA KARARI DAVALARINDA ARTIŞ

Her yıl erkek şiddetine maruz bırakılan fazla sayıda bayan, öldürülme tehlikesine karşısında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşısında Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa’ya başvuruyor ve koruma kararı çıkarıyor. Adalet Bakanlığı’nın verilerine tarafından, yasanın yürürlüğe girdiği 2012 yılında koruma kararı için 40 bin dava açılmıştı. 2020 yılında bu sayı az daha 3’e katlanarak 116,5 bine ulaştı. Bu veriler, erkek şiddetinin vardığı boyutu ve gerici kesimler kadar sık sık hedefe konulan 6284 sayılı yasanın önemini gözler önüne seriyor.

öte yandan bu yasanın etkili şekilde uygulanmaması sebebiyle her yıl onlarca bayan, fail hakkında şikâyetçi olmasına ve koruma kararı çıkartmasına rağmen öldürülüyor. Bayan Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2021 yılında erkeklerce katledilen 280 kadının en düşük 33’ü, fail hakkında uzaklaşma ya da koruma kararı çıkarmış ya da polise, savcılığa şikâyette bulunmuştu.

İSİMLERİ DEĞİŞTİRMEYİ BİLE UNUTUYORLAR

Hukukçular, yasayı uygulamayan millet görevlilerinin sorumluluğuna uyarı çekiyor. Av. Hülya Gülbahar şöyle diyor: “6284 sayılı yasanın etkin şekilde uygulanmadığı ortada. Kâğıt üstünde seslenmek bile eksik kalıyor; çünkü kâğıt üstünde kalan bu koruma kararları bile süre yönünden, önlemler yönünden en ince ayrıntısına kadar etkisiz. Matbu karar örneklerini yazıcıdan çıkartıp veriyorlar. Ara Sıra isimleri değiştirmeyi unuttukları bile oluyor, bu dek düşüncesiz, baştan savma yaklaşılıyor çünkü.”

Yüksek yargının en tepesinde bulunan bir hukukçunun, Yargıtay Başkanı Mehmet Akarcı’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı “Güya sadece Türkiye’de kadın cinayetleri işleniyormuş gibi bir algı yaratılıyor” şeklindeki tanımlama, bu “ihmalkârlık ve özensizliğin” ardında yatan zihniyete işaret ediyor.

GÖREVİNİ YAPMAYAN YETKİLİLER YARGILANSIN

Bu zihniyetin bir sonucu olarak kadınların öldürülmesine seyirci kalan, katillerin yolunu açan ulus görevlilerine genelde dokunulmuyor. bu nedenle Tüzük Mahkemesi’nin (AYM) geçen eylül ayında aldığı Serpil Erfındık kararı, kadınların yaşam hakkı için büyük tartı taşıyor.

Akademisyen Serpil Erfındık, ısrarla koruma talebinde bulunmuş fakat korunmamıştı. Boşandığı erkek göre 2013 yılında, erkeğin hakkındaki önleyici tedbir kararının sona erdiği gün öldürüldü. AYM, kadının yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Kararda koruyucu ve önleyici tedbirlerin ulus görevlilerinin ihmali ile etkili olarak uygulanmaması sonucunda bu cinayetin meydana geldiği belirtildi ve halk görevlilerinin yargılanması istendi.

Bu karara dikkat çeken hukukçular ve kadın örgütleri, anayasal ve hukuki görevi olduğu halde koruma ve koruyucu tedbirlerin almayan; küskün tedbirleri ve yasaları etkin biçimde uygulamayan halk görevlilerinin de cinayetlerden sorumlu olduğunu, bu nedenle yargılanması gerektiğini vurguluyor.

***

‘Cezasızlık politikalarından vazgeçin’

Diyarbakır’da boşanmak isteyen P.M. adlı kadını, koruma kararlarına karşın defalarca darbeden ve ağır yaralayarak öldürmeye çalışan Abdullah Memiş’in “basit yaralama” suçundan yargılandığı dava ertelendi. P.M.’ye takviye veren kadınlar yetkililere “Cezasızlık politikalarından vazgeçin” diye seslendi.
MA’nın haberine göre, P.M.’nin aldırdığı üç koruma kararını 6 kez ihlal eden, bu süreçte 4 ayrı tarihte zorlama uygulayan ve kadını öldürmeye çalışan fail hakkında “kolay yaralama” suçundan açılan dava, dün Silvan Asliye Suç Oluşturan Mahkemesi’nde başladı. Duruşmayı baro ve bayan örgütleri de izledi. Sanığın bir sonraki duruşmada hazır bulundurulmasına karar veren mahkeme, davayı 20 Ocak’a erteledi. Arkasından Silvan Kaymakamlığı önünde yorumlama yapan kadınlar, Memiş’in bugüne dek sadece iki kere birkaç saatliğine gözaltına alındığına uyarı çekerek, “Yasal koruma kararları ve başvurular karşısında pasif davranan devlet ve bütün resmi kurumlar tüm bayan katliamlarından sorumludur ve birinci derecede suçun failidir” dedi.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir