Erdoğan’ın İmralı çıkışına Demirtaş’tan bir yanıt daha

Esir eski HDP Benzeşen Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘İmralı’yı dikkat çekici eden sözleri üstüne dikkat çeken ifadeler kullandı. Demirtaş, “Yıllardır tecritte tuttuğunuz Sayın Öcalan’ın ne dediğini nereden biliyorsunuz” dedi.

Erdoğan’ın İmralı çıkışına Demirtaş’tan bir yanıt daha

Edirne Cezaevi’nde beş yılı aşkın süredir tutsak yer alan eski HDP Benzeyen Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın PKK lideri Abdullah Öcalan’ı göze çarpan ederek “Edirne’deki, en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” demesi üstüne açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın sözlerini değerlendiren Demirtaş, “Erdoğan’ın bu sözleriyle ilgili başlıca sorulması gereken şey şudur: Senelerdir tecritte tuttuğunuz Sayın Öcalan’ın ne dediğini nereden biliyorsunuz? O halde tecridi kaldırın, Öcalan avukatları ve ailesiyle düzenli olarak görüşsün, ne söyleyeceğini hep birlikte öğrenelim” dedi.

Yeni Yaşam gazetesinden Yusuf Özdemir’in sorularını yanıtlayan Demirtaş’ın şunları söyledi:

-Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısında söylediği, “Edirne’deki, en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” sözleri tartışmaya yol açtı. Siz de sosyal medya hesabınızdan kısa bir yorumlama yaptınız. Bu konuda diğer neler söylersiniz? Erdoğan’ın bu sözleri söylemesinin nedeni sizce nedir? Ne yapmaya çalışıyor?

“Doğrusu, bir cumhurbaşkanının bu şekilde bir beyanda bulunması son derece alışılmadık. Ama laf konusu birey Erdoğan olunca yadırgamıyorum bundan böyle. Aşağıda yatan maksat ve niyeti tamamen bilme şansım değil. Fakat kuşkusuz bir art niyet, art niyet olduğunu söyleyebilirim. Çünkü yaptığı şey bir algı yaratma girişimidir. Erdoğan’ın çözüm sürecindeki tutumu ve bizimle birlikte tüm Kürt dinamiklerine karşın pratiğine bakıldığında bu açıklamanın iyi niyetli olmadığı görülecektir. Bir başka kasıt da Kürtler arasında kafa karışıklığı yaratmaktır fakat bu da yanlıştır ve herhangi bir karşılığı yoktur. Bugüne kadarki bütün uzlaştırma ve çözüm girişimlerini destekledik, çabaların başarıya ulaşması için uğraştık. Bu konuda bir tereddüdümüz yok. Ben demokratik siyasi alanda uzun vakit tahsis almış bir siyasetçiyim, başka da bir rolüm, bir misyonum yoktur. Dolayısıyla bu türden saçma söylemlerin bizim siyaset dünyamızda hiçbir karşılığı yoktur. Kimse de bu tür sözlere itibar etmemeli, bu cins sözleri ciddiye almamalıdır.”

“HDP YÖNETİMİ İLE BİZİM BİR İRADEMİZ VAR”

“Hem HDP yönetimi ile bizim bir irademiz var. Bu iradenin ezilmesine, yok sayılmasına izin vermediğimiz için beş yılı aşkın süredir hapisteyim. Bir kere daha, iktidarın irademizi kırma girişimine, bize maraba muamelesi yapmasına müsade vermeyiz. Biz halkın iradesini temsilcilik ediyoruz. Bu iradeye hürmet duymayanlara cevabımızı dik durarak, uğraş ederek veriyoruz. Bunu herkesin doğru anlamasını ve buna hürmet duymasını bekliyorum. Başka türlüsünü kabul etmem olası değil. Halkımıza, partimize, bizlere yapılanlar için ‘küçük bir tatsızlıktı, unutalım gitsin’ gibi çiğ bir yaklaşma içinde olanlar varsa onları da ciddiye alacak değiliz. AKP-MHP ittifakı bizlere karşısında halen en çirkin düşman hukuku uygulamaktan bir adım geri atmış değildir. Biz politikamızı ucuz söylemlere değil, pratiğe bakarak belirliyoruz.”

‘ÖCALAN’IN NE DEDİĞİNİ NEREDEN BİLİYOR?’

“Erdoğan’ın bu sözleriyle ilgili ana sorulması gereken şey şudur: Yıllardır tecritte tuttuğunuz Sayın Öcalan’ın ne dediğini nereden biliyorsunuz? O halde tecridi kaldırın, Öcalan avukatları ve ailesiyle düzenli olarak görüşsün, ne söyleyeceğini defalarca birlikte öğrenelim. Ayrıca ağır bir tecrit göstermek ayrıca de Öcalan namına Cumhurbaşkanı sıfatıyla konuşmak ahlaki bir tutum değildir.”

‘GÖRÜŞÜLDÜĞÜNE DAİR MADDESEL BİLGİ YOK’

Bilindiği üzere Öcalan üzerinde yıllara yayılan ağır bir tecrit var. Tecride karşın Erdoğan’ın bu sözlerinin bilgiye mi yoruma mı dayalı olduğunu düşünüyorsunuz? İmralı’da yeni bir süreç ya da girişim başlayabilir mi? Bu durumda sizin tavrınız, tutumunuz ne olur, HDP ne yapar?

“demin belirttiğim gibi yeniden etmeliyim, besbelli Öcalan ile görüşüldüğüne dair maddesel hiçbir veri yok. Bildiğimiz tek hakiki, tecridin en katı haliyle senelerdir devam ettiğidir. Röportaj olur mu olmaz mı, olursa içeriği ne olur, bunları bilme şansım değil. Ben de 5 yıl 2 aydır bir hücrede tutuluyorum, herhangi bir bilgiye sahip değilim. Biz ilkesel olarak her türlü cana yakın uzlaştırma girişimini destekleriz. Böyle bir girişime kimse karşısında çıkmaz, çıkmamalıdır. Çatışmaların, ölümlerin bitmesini kim istemez ama? En fazla da biz, akıcı kanın durmasını isteriz. Bunun için en fazla çaba sarf edenler bizler değil miyiz? Kaldı ama ben ve arkadaşlarım, uzlaşma istemenin bedelini senelerdir hapishanelerde ödüyoruz.”

“ÇÖZÜMÜN NİHAİ ADRESİ TBMM’DİR”

“Kendimce İmralı’da mülâkat olmalıdır. Çünkü Öcalan devreye girmeden çözülemeyecek konu başlıkları var. bununla beraber, daha önce keza benim ayrıca HDP’nin belirttiğimiz gibi her halükarda çözümün nihai adresi TBMM’dir ve HDP de parlamentodaki muhataptır. Zaten Öcalan da önceki süreçte bunu çok kez belirtmişti.

Erdoğan’ın İmralı’da bir görüşme niyeti varsa bile bunu daha birincil anda ucuz bir karşıtlaştırma söylemi üzerine yapı etmesi çok hatalı ve tehlikelidir. Burada ortaya meydana çıkan niyetin akan kanı önlemek değil, basit bir tercih hesabı olduğu gibi bir fikir, herkesin kafasında haklı olarak yer alır.”

“HDP’NİN NE YAPACAĞINI İSE KESINLIKLE HDP YÖNETİMİ BELİRLER”

“HDP’nin ne yapacağını ise kesinlikle HDP yönetimi belirler. Zaten apaçık HDP’nin tavır belgesi varken ne yapacaklarını tahmin etmek zor yok. HDP kesinlikle barışı destekler fakat demokrasi olmadan barışın olmayacağını da bilecek deneyime ve öngörüye sahiptir. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da iktidarın ne dediğine bakmadan biz kendi gündemimizle ilgilenerek yürümeye devam edeceğiz.”

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir