Bielsa’nın eskileri

ZİYA ADNAN

[email protected]

2022.03.11 11:02

Futbolun dâhi isimlerinden biri olarak görülen Marcelo Bielsa, geçen günlerde Leeds United’la yollarını ayırdı. Arjantinli teknik diretörün iniş-çıkışlarla dolu antrenörlük kariyerine yakından göz atalım.

SPOR 11.03.2022 11:02

Bielsa’nın eskileri

Abone Ol google-news

Geçenlerde Leeds United yönetiminin Marcelo Bielsa ile yollarını ayırdığı zamanlarda öğrencisi Kalvin Phillips’in sosyal medyaya düşen yorumunu okumuştum, olası 66 yaşındaki hocasını en iyi anlata:. “Kendimde bile göremediğim özellikleri gördüğün, bir futbolcu, daha da önemlisi bir insan olarak gelişimime tezgâhtar olduğun için sana minnettarım.”

Takvim yaprakları 21 Temmuz 1955’i gösterirken Arjantin’in Rosario şehrinde dünyaya gözlerini açmış futbol dâhisi. Dâhi tanımı bana ait yok, Pep Guardiola böyle tanımlamış teknik direktörlerin en iyisi dediği Marcelo Bielsa’yı. Taraftarlık folklorunda çocuk dediğin başlıca babanın izinden yürür lakin o babasının taraftarı olduğu Rosario Central’a değil de şehrin Santa Fe bölgesinde bulunan Newell’s Old Boys takımına sevdalanmış. Onlara da selam çakalım yeri gelmişken. 3 Kasım 1903 tarihinde Arjantin futbolunun atalarından Isaac Newell tarafından kurulmuşlar, günümüze dek gelen süreçte altı şampiyonlukları bulunuyor. Renkleri bizim Gençlerbirliği’ni andırıyor, 38 bin kapasiteli futbol mabetleri adını bir zamanlar formasını giymiş, sonraları takımın teknik direktörlüğünü de yapmış futbol adamından almış: “Estadio Marcelo Bielsa”…

FUTBOLCULUK KARİYERİ

1977-78 sezonunda giymiş Old Boys formasını, sert bir savunma oyuncusuymuş. 25 yaşında bırakmış futbolu. Gövde eğitimi öğretmenliği diplomasını aldıktan daha sonra çalıştırdığı ilk ekip eski takımı olmuş. Onun teknik direktörlüğünde 1990-92 aralarında harikalar yaratmış Newell’s Old Boys. Futbol felsefesini anlatan yazılarda günün adeta tamamını maç kasetleri izleyerek geçirdiğini, antrenmanlarda ayrı mevkilerde oynayan topçuları öbür seanslarda çalıştırdığı, basın toplantılarında saatlerce maç analizi yaptığı, futbolla yatıp futbolla kalktığı anlatılır. Arjantin Ulusal Takımı’nın kaptanlığını yapmış defans oyuncusu Roberto Ayala, onun vaktinde antrenmanlarda bazen hiç forvet görmediklerini, atak ve orta saha oyuncularını ayrı zamanlarda çalıştırdığını dile getirmiş. Ekip formasyonunda 3-3-3-1’i çoğunlukla kullandığını, bu oyun düzeninde sahanın her yerinde takımına sayısal menfaat kazandırdığı, çok koşan oyuncuları seçim ettiği biliniyor. İngiliz gazeteci John Carlin onu, “Bu gezegende en geniş futbol bilgisine sahip futbol adamı” olarak tanımlıyor. Leeds United teknik direktörlüğü için görüşmeye gittiğinde fena şaşırtmış Leeds United yöneticilerini. Takımın bir önceki sezonda oynadığı bütün maçları izlediğini, rakiplerin dizilişlerini, Leeds United’ın eksiklerini dile getirmiş görüşmede. Ülkesinde lakabı ‘El Loco’ (Deli Bielsa), Tim Rich futbol dâhisinin hayatını anlattığı kitabı The Quality of madness A life of Marcelo Bielsa’da hikâyesini şöyle anlatmış: 1992’de Newell’s Old Boys’u çalıştırdığı zamanlarda, hezimete uğradıkları bir kupa maçı ardından takriben 20 fena şöhretli ekip taraftarı Rosario’daki evini basmış ve hocadan açık havada çıkıp kendilerine açıklama yapmasını istemişler. Bielsa çıkmış çıkmasına fakat elinde el bombasıyla! “Şimdi evimden gitmezseniz pimi çekeceğim” demiş, şaşkınlıktan ne yapacağını şaşırmış taraftarlara. Tekrar Smith’in kitabından alınan Kaiser dergisine verdiği röportajda bir taraftar olayı hatırlıyor: “Çılgınlık gözlerinde parlıyordu, karşımıza el bombasıyla değil, pompalı tüfekle çıkacağını düşündük.”

Keşfettikleri aralarında şimdilerde PSG’yi çalıştıran Mauricio Pochettino da var. Demin 14 yaşındaymış Bielsa tarafından keşfedildiğinde, gecenin geç bir saatinde yardımcısı Jorge Griffa ile gitmiş çocuğun evine. Hani “topçu dediğin bacaklardan kesin olur!” derler ya, yatağında uyuyan çocuğun bacaklarını görmek için ailesinden izin istemiş ve o ufak çocuk katılmış Newell’s Old Boys’un gençlerine. “Babam gibidir” diyor Pochettİno ondan bahsederken ve ekliyor: “Futbola dair öğrendiğim her şeyi ona borçluyum.”
LEEDS’İ YENİDEN YARATTI
2018’in yazında iki senelik sözleşmeyle Leeds United’ın başına getirildiğinde kuzeyin takımı Championship’in alt sıralarında geçmişe inleme yakan, çok eskide kalmış zamanları özleyen bir takımdı. Hemen Şimdi ilk sezonunda takımı en ince ayrıntısına kadar yeni bir takıma dönüştürdü. Daha fazla koşan, takım halinde uğraş eden, direncini asla düşürmeyen bazı yaratmıştı. Yarı sihirli bir el onca zamandır uyuyan takıma dokunmuş, takımın üzerindeki ölü toprağını atmış, Elland Road müdavimlerine nicedir yaşamadıkları mutluluğu yaşatmıştı. 2019-20 sezonunun sonunda 16 senelik aradan sonradan Premier Lig’e çıktılar. O yaz büyük kasaba merkezindeki belli başlı caddelerden birine adının verilmesi hocalarına duyulan sevginin göstergesi. Premier Lig’deki birincil sezonunda takımı ligi dokuzuncu bitirdi. O sezon son 20 senede Premier Lig’e terfi eden diğer takımlardan daha artı puan toplayıp, daha artı gol bulmaları tarihe düşen notlar.
Bielsa, Leeds United macerasında hiçbir süre hiçbir hakemi eleştirmedi, VAR’ı suçlamadı ya da herhangi bir birey hakkında olumsuz sözler söylemedi. Rakibin antrenmanlarını çaktırmadan izlemesi için gönderdiği asistan hocanın yakalanışı ve “Spygate”in patlak vermesiyle kulübe kesilen para cezasını kendi cebinden ödedi. Mütevazıydı, şehirde Wetherby adındaki kahve dükkanının üzerindeki apartmanda yaşar, araba kullanmaz, maçlara, antrenmanlara yürüye yürüye gidermiş. Kulübün kuruluşunun 100. yıldönümünde kutlamalarına her zaman giydiği Leeds United eşofmanlarıyla katılmış, onca kravatlı, papyonlu yönetici arasındaki eşofmanlı fotoğrafı görülmeye layık. Futbolla yatar futbolla kalkardı, yenilgiyi sevmezdi. 1996’da İngiltere’de düzenlenen Avrupa Şampiyonası sırasında Jorge Valdano’ya, “Bir maçı kaybettikten sonra kendini öldürmeyi hiç düşünmedin mi?” diye sormuş deli Arjantinli.
‘HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ’
2004’te Arjantin Milli Takımının teknik direktörlüğünü bıraktıktan sonra telefon ya da televizyona erişimini keserek üç ay baştan başa bir manastırda yaşamış, mümkün geçmişin muhasebesini yapabilme adına. Bazı adamlar hayattan büyüktür derler, hayat kontrolden çıktığında yanınızda olmasını isteyeceğiniz adamdı Marcelo Bielsa. Leeds United’ı anlatan bir film çekilse o bir daha katiyen çekilemeyecek unutulmaz bir filmin en afili jönüydü.
ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK
Görevine son verildiği zamanlarda The Guardian gazetesinde okumuştum, Şili’de onun çalıştırdığı takımları “Bielsa’nın dulları” olarak tanımlarlarmış. Bilirsiniz, uzun, sevgi batmış bir beraberlikten sonradan eşlerden birinin vefatında diğeri için hayat geride kalan için hiçbir süre eskisi gibi olmayacaktır, geriye doğru hatıralar ve doldurulması imkânsız bir haylazlık kalır.
HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜR EDERIM
Sanırım Nuri Bilge Ceylan’ın cümlesiydi: “Biri ölür, üzülmezsiniz. Sonradan sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz. O hırkanın duruşu kalbinize oturur.” Velhasıl Marsilya ve Athletic Bilbao’dan sonradan Leeds United sevdalıları da hemen katıldı o dullar kervanına. Maçları taç çizgisi kenarında çömelerek izleyen, asla Leeds United eşofmanlarından vazgeçmeyen adam bundan böyle olmayacak takımın maçlarında, yokluğu ekip sevdalılarının yüreğine oturacak. Son sözü öğrencisi Patrick Bamford’a bırakalım: “Teşekkür Ederim her şeyi değiştiren adam, cümbür cemaat için…”

Günün Kayda Değer Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Yorum yapın

SMM Panel