Bazen büyük takımlar da düşer

ZİYA ADNAN

[email protected]

2022.01.29 04:00

Galatasaray’ın küme düşme hattına yaklaşmasından sonradan “Büyükler küme düşmez” klişesi söylenmeye başladı. Oysa futbol endüstri haline gelmeden önce birçok büyük ekip defalarca küme düşme deneyimini yaşamıştı.

Bazen büyük takımlar da düşer

“Just one more thing!”

(Yalnız son bir şey daha var!)

Komiser Columbo

Ülke futbolseveri aralarında çok yaygın bir inanış var: Büyük takımlar katiyen küme düşmez! Hatta bazılarına kadar düşmemeli de malum, dekoder satışları meselesi.Bu yüzden dünya futbolunun devlerinden, kuruluşu 1901 senesine dayanan, tarihinde 33 şampiyonluğu yer alan 110 yıllık River Plate’in küme düşmesi büyük akustik uyandırdı. Gençlik günlerimin televizyon kahramanı Columbo dizisinin kahramanı Peter Falk’un, Alzheimer hastalığının pençesinde 83 yaşında hayata gözlerini yumduğu günlerde, Arjantin futbolunun en üst ligine veda etmişti mavi-beyazlı takım. Diğer Taraftan anlı şanlı tarihinde başta! Futbolseveri şaşırtarak! Tıpatıp, o hurda arabanın sahibi, eski pardösülü, düzensiz görünümlü, bir gözü iyi görmeyen pejmurde dedektifin her maceranın final sahnesinde son vuruşu yaptığı o unutulmaz cümlesindeki gibi: “Just one more thing!” (Yalnız son bir şey daha var!)

RIVER’IN DÜŞÜŞÜ

Buenos Aires’te, El Monumental Stadı’nda oynanan karşılaşmada River Plate kümede kalma macında ilk maçta 2-0 yenildiği rakibi ile 1-1 berabere kalınca tarihinde ilk kez küme düşmüştü. 65 bin 645 kapasiteli, ülkenin en büyük stadını dolduran River Plate taraftarları maç sonunda o tarihi futbol mabedinden başları önlerinde ayrılırken Primera (B) Nacional’da oynayacak olmanın düş kırıklığını yaşıyordu.

Ama kazanan olmak dek küme düşmek de vardı takımların kaderinde. Ara Sıra büyükler de düşerdi. Şimdilerde Galatasaray, küme düşme hattının sadece üç puan uzağında. Her ne dek olanak verilmese de sarı-kırmızılılar önümüzdeki haftalarda sorunlarını halletmediği takdirde korkulu rüya görebilir. Ama futbolun içinde bunlar da var. En büyük kulüplerin bile düştüğü anlar… Şu Anda onları hatırlama vakti.

LEEDS’İN HİKÂYESİ

Futbolun beşiğinde, kuruluşu 1919’a dayanan, tarihinde üç defa şampiyonluk yaşamış (1968–69, 1973–74, 1991–92) Leeds United FC, 2003–2004 sezonunun sonunda önce Championship’e düşecek, bir sezon sonradan soluğu League One’da (üçüncü lig) alacaktı. Fakat, hangi kümede olursa olsun 39 bin 460 kapasiteli Elland Road Stadı’nı doldurmaya devam etti Leeds United’a gönül verenler. Şimdilerde Marcelo Bielsa yönetiminde Premier Lig’de kümede kalma mücadelesi veriyorlar. Ola Ki yeniden düşecekler ama taraftarları onları yalnız bırakmamaya devam edecek.

Günümüzde Premier Lig’in en zinde ve varlıklı kulüplerinden biri olan Manchester City de çok eskiden öyle yabancısı değildi düşmeler ve çıkmaların. Tarihi baştan başa 10 kez düşüp 11 kez dönmüş olan mavili takım, 1996 senesinde ikinci lige düşecek, iki sezon daha sonra da üçüncü ligde tepe gösterecekti. 1998–1999 sezonunu üçüncü lig şampiyonu olarak bitirirken bir sezon sonra her tarafta Premier Lig’e dönecek, oysa 2001 senesinde bir defa daha düşecekti. Ne olursa olsun, alt liglerde oynadığı dönemlerde bile taraftarları takımı yalnız bırakmadı ve stadlarında Blue Moon tezahüratı tribünlerden hiç beceriksiz olmadı.

Batı Londra’nın zenginler kulübü Chelsea de, “Chelsky” olmadan önce 6 kere düşüp 7 defa dönmüştü ülke futbolunun elitlerinin arasına. Kuruluşu 1905 senesine dayanan, mavi-beyazlı ekip, 80’li yıllarda inişleri ve çıkışları ile bilinirdi. 1983–1984 sezonunda 2. lig şampiyonu olurken, 1987–1988 sezonunda bir defa daha küme düşecek, bir sonraki sezon ligi şampiyon bitirip baştan dönecekti. 2003 senesinin Haziran ayında Rus milyarderi Roman Abramovich’in 140 milyon sterlin karşılığında satın aldığı kulüp, o tarihten sonra Premier Lig’i beş kez şampiyon olarak tamamladı.

MANU 5 KERE DÜŞTÜ

Fakat ola ki de en şaşılacak olanı 5 kez düşüp 6 kere çıkmış Manchester United. Premier Lig’in kuruluşundan önce eski adıyla 1. ligde 7, Premier Lig’in kurulduğu 1992 senesinden daha sonra 13 kere kazanan olan Kırmızı Şeytanlar 1974 yılında 2. lige düşüyor, bir sonraki sezon her tarafta 1. lige yükseliyordu.

Yalnız Ada futboluna bile bile değildi elbet nam salmış takımların 2. ligi boylama durumu. İspanya’da 2 kere lig şampiyonu olmuş Real Sociedad 6 defa 2. lige düşüp çıkmıştı. 2000 yılının şampiyonu Deportivo La Coruna şu lahza 3. Lig’de. İtalya’da Lazio beş kere inip çıkarken, 1893 senesinde belirlenmiş İtalyan futbolunun “Old Lady”si Juventus adının karıştığı şike skandalı sebebiyle küme düşürülmüş, eksi 30 puanda başladığı 2006–2007 sezonunu Serie B’ de geçirmişti.

KÖLN’ÜN ŞARKISI

2000’li yılların başından günümüze değin beş kez düşüp çıkan FC Köln taraftarları için alışılmış ülkü gelmişti düşmeler-çıkmalar. Tribünlerden yükselen o tezahürat düşmenin böylece da fena olmadığını anlatıyordu görmesini bilenlere: “Önce bir düşeriz/ Sonra geri çıkarız/ Daha Sonra tekrar düşeriz/ Sonradan yine çıkarız/ Böyle neşemizi buluruz/ Kafayı yemişiz çünkü biz…”

ADİL AHENK OLSAYDI…

Velhasıl, ‘büyük takımlar asla küme düşmez!’ diye bir kural yoktu endüstriyel futbol evresinden fazla önce tozlu arsalarda sevdalandığımız o güzel oyununun doğasında. Zaman içinde kimler düşmemişti ki! Futbolun gittikçe daha fazla endüstri haline geldiği bu dönemde amaç her sezon daha fazla dekoder satmak veya çoğunluğun mutlu olmasını karşılamak olmasaydı eğer adil bir futbol düzeninde kendi kendimize yarattığımız, sorgulamadan doğruluğuna inandığımız ‘üç büyük masalı’nın kahramanları da diğer büyükler gibi aynı akıbeti şayet yaşardı. Ve fiilen düşmenin ne olduğunu anlamaları onlar için de fazla daha iyi bir deneyim olabilirdi.

Örneğin kim garanti verebilirdi fakat 2000’li yılların başında UEFA Kupası’nı kazanmış Galatasaray’ın bugün küme düşme hattına bu dek yakın olabileceğini.

O eski pardösülü, düzensiz görünümlü, bir gözü iyi görmeyen pejmurde dedektifin her maceranın final sahnesinde son vuruşu yaptığı o unutulmaz cümlesindeki gibi: “Just one more thing!” (Yalnız son bir şey daha var!) diyebilecek kadar sürprizlere açık, adil, her takıma eşdeğer yaklaştığımız, rekabete dayalı futbolumuz olsaydı eğer… Ola Ki o süre, her firsatta milyonlarca taraftarıyla övünen oysa alınan iki bozgun sonrası tribünleri boş kalan takımlarımızın reel büyüklüğünü anlardık.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir