AKP’den Enes Kara’yı intihara sürükleyen yurda cansiperane savunma!

Meclis’te, cemaat yurdunda gördüğü sistemli baskı nedeniyle intihara sürüklenen üniversite öğrencisi Enes Kara ile ilgili direktifler yapan AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Kara’nın kaldığı evin cemaat yurdu yok, ‘gençlerin özgür iradesiyle açtığı bir öğrenci evi’ olduğunu bahis etti. Özkan, bu evlerin denetlenmesinin ‘demokrasiyle bağdaşmayacağını’ öne sürdü. Cemaat yurdunu cansiperane bir şekilde savunan AKP’li Özkan’ın tutumu, çektiği videoda cemaat yurdunda kaldığını ve baskı gördüğünü söyleyen Enes Kara’nın açıklamalarıyla çelişti.

AKP’den Enes Kara'yı intihara sürükleyen yurda cansiperane savunma!

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek, öğrenimini sürdürdüğü Elazığ’daki bir cemaat yurdunda gördüğü sistemli baskı sonucu intihara sürüklenen Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın ölümüne ilişkin tartışma yaratacak açıklamalarda bulundu.

Özkan, “Türkiye’de Kredi Yurtlar Kurumu’nun kapasitesini 12 kat artırmak suretiyle, hiçbir yurt ve kalacak yer kaygısı olmaksızın, devletimizin yurtlarında kalmasına imkân sağlanmıştır. Bu çerçevede Enes Kara yavrumuz, kardeşimiz, maalesef yaşadığı bunalımlar nedeniyle hayatını kaybetmiş, intihar etmiştir. Üzüntülüyüz. Hiç kimsenin ailesinden daha üzüntülü olduğu düşünülemez. Ailesinin vermiş olduğu bilgiye göre, Enes Kara, Kredi Yurtlar Kurumu’nda kalmak için müracaatta bulunmadı. Devletin devlete ait makamları nezdinde de böyle bir başvurunun olmadığı alınan bilgiler çerçevesinde görülmüştür” dedi.

“DIĞER ÇEVRELERDE DE İNTİHARLAR OLUYOR”

Kara’nın ölümünün arkasından, kamuoyunun cemaat-tarikat yurtlarına ve AKP iktidarının gerici politikalarına karşın tepkisini de yorumlayan Özkan, ‘diğer sosyal çevrelerde de intiharlar oluyor’ savunması yaptı. Özkan şöyle konuştu:

“Fakat böylesi acı olaylar üzerinden siyasi istismar, siyasi çıkar edinmek asla içten değildir. Bunun kabulü de olası değildir. Kaldı ki bugüne değin fazla öbür sosyal çevrelerin, çok değişik sosyal anlayışların içeresinde de intiharlar olmuştur, olabilir. Biz devlet olarak bu noktada vatandaşlarımız ruh ve vücut sağlığı için elimizden gelen seferberliği ortaya koyacağız. Kredi Yurtlar Kurumu ile ilgili yatırımlarımız bundan önce olduğu gibi bundan sonradan da devam edecek. Sadece yurt bulmuyoruz yavrularımıza, aynı zamanda kuvvetli bir gelecek ve çalışma imkanlarını da gençlerimize buluyoruz.”

EVLER DENETLENEMEZ, DEMOKRASİ VAR!

AKP’li Özkan, bu cins yurtların denetlenip denetlenmeyeceği yönündeki soruya da aynı yaklaşımla cevap verdi. Enes Kara’nın sistemli olarak baskı gördüğü yurt için, “Olayın gerçekleştiği yer bir yurt değil. Gençlerimizin kendi özgürlük iradeleriyle bir araya gelerek açmış oldukları bir öğrenci evi” tanımı yapan Özkan, böyle yerlerin denetlenmesinin demokrasiyle bağdaşmayacağını ileri sürdü. Özkan şunları ifade etti:

“Enes Kara’nın kalmış olduğu yerin bir yurt olmadığı da malumdur. Yani en statüsünde, öğrencilerin bir araya gelerek oluşturdukları yere, kalmak için o da müdahil olmuş ve o şekilde kalmaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na emrindeki bir yurt dediğimiz vakit, zaten Bakanlık tüm yurtların bütün yönetmelikler ve yasalar çerçevesinde inceliyor. Bu incelemeler çerçevesinde, kanuna, yönetmeliğe tutarsız yurt varsa bunlarla ilgili işlem yapılıyor. Ancak burada olayın gerçekleştiği yer bir yurt yok. Yani Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bugüne dek izinleriyle açılmış bir müessese olmayıp gençlerimizin kendi özgürlük iradeleriyle bir araya gelerek açmış oldukları bir öğrenci evi olduğunu görüyoruz. Denetlenme itibariyle Bakanlığın denetlediği bir yurt değil. Kesinlikle bunlarla ilgili de ilgili -bakanlıklarımız tüm devlet yoklama kurumlarımız çalışmalarını yapar. Buna yerinde da düzenlemeler hayata geçirilecektir. Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Siz insanların evleriyle ilgili araştırma yapacağız dersiniz, bunun ucu nereye dek varacaktır? Acilen baktığınız vakit, dünyanın tüm gelişmiş demokrasilerinde de, Avrupa’da da ABD’de de, dünyanın en yüksek huzur seviyesine ulaşmış ülkelerinde de öğrenciler bir araya gelerek ev açabilmektedirler. Oysa devletin bütün yurtlarda da denetimi ve kontrolü vardır. Almanya’da ve Türkiye’de olduğu gibi. Ancak bir teftiş dediğimiz süre, bir öğrencinin açtığı evi inceleyecek olursak acaba demokratik toplum değerlerine, demokratik toplumun dokusuna ne dek zarar veririz, ona da iyi görmek gerekli. Olayın vahametiyle alelacele karar saptamak, demokrasiyle bağdaşmaz.”

ENES, “CEMAAT YURDUNDA KALIYORUM” DEMİŞTİ

AKP’li Cahit Özkan’ın bu sözleri, Enes Kara’nın cemaat yurdunda kaldığını ve bağımsızlık hissetmediğini dile getiren videosuyla çelişti. 20 yaşındaki Enes Kara videoda şunları vurgulamıştı:

“Şu an onların zoruyla cemaat yurdunda kalıyorum. Lisede ve ortaokulda yeniden böyle medreselere sıkça geliyordum bir takım tatillerde yatılı kalıyordum. O zamanlar da istemiyordum fakat ailem zorluyordu ve haftada 1-2 gün geliyordum ya da yılda 1-2 hafta yatılı kalıyordum çok da baskı değildi bundan başka en fazla üniversiteye dek gelirim zaten diye düşünüyordum. Burada süre namazları gerekli. Cemaat şeklinde kılıyoruz namazdan daha sonra ders var vs. 30dk sürüyor takriben her süre, jurnal 1 saat burada olan kitaplardan okuman zorunlu haftanın 3 günü cemaat dersine katılman zorunlu yemekleri yeniden öğrenciler yapıyor, haftanın 1 günü temizliği yine biz yapıyoruz. Sabahleyin namazıyla uyanıyorum, okula gidiyorum geliyorum, akşam namazı, yemek yemek, okuma, yatsı namazı, cemaat dersi daha sonra saat 10 zaten ertesi gün tekrar 6.30 gibi her tarafta namaza uyanıyorum. Pazartesileri böyle, diğer günler de cemaat dersi değil bir tek 8’de hür oluyorum, hafta sonu da aynı yine 3 saat gibi bir şey kalıyor ve kalan zamanda adam akıllı ders de çalışamıyorum çünkü psikolojik olarak bitkin oluyorum. Bu 2 sorunu ayrı olarak düşününce gerçekte katlanamayacak şeyler yok ama bunları birleştirince tüm yaşama sevincimi alıyor, hür hissetmiyorum kendimi 24 saatten kendime ayırabildiğim 3 saat falan.”

Yorum yapın