19 yıllık rüya, 15 günde kabusa döndü

Rus milyarder Roman Abramovich’in 2003 yılında satın almasıyla dünyanın en büyük kulüplerinden biri haline gelen Chelsea, son 15 gündeki gelişmelerin peşinde tarihinin en çalkantılı dönemini yaşıyor. 55 yaşındaki Abramovich, 19 yıl önce İngiliz meslek insanı Ken Bates’e 230 milyon dolar ödeyerek Chelsea’nin yeni sahibi olduğunda, yalnızca Premier Lig’de değil, dünya futbolunda da yeni bir dönemin kapısını araladı. Stamford Bridge’e adım attığı andan itibaren kulübün havasını değiştiren Abramovich, limit tanımayan transfer politikasıyla, sonraki örnekler kendine yer açana kadar modern futbolun en önemli aktörlerinden biri oldu. 19 yıl boyunca yıldız transferler, üstünlük turları, yeni stat projesi gibi her kulübün yerinde olmak isteyeceği manşetlerle gündeme gelen Chelsea, önce UEFA Şampiyonlar Ligi, arkasında FIFA Kulüpler Dünya Kupası’nı müzesine götürdüğü dönemde üst üste şoklarla sarsıldı. İki hafta önce Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri müdahalenin peşinde Abramovich’in satma kararı aldığı Chelsea, yeni sahibinin kim olacağını beklerken İngiliz hükümetinin Rus milyarder hakkındaki yaptırımlarıyla büyük bir darbe daha yedi. Özel bir lisansla Chelsea’ye maaşları ödeme ve ligde mücadele etme hakkı tanınırken, Abramovich’in kulübü satma kararı şimdilik askıya alındı. Kulübün transfer yapması, yeni kontrat imzalaması, bilet satması da yasaklandı. Yaptırımlar gereği kulüp mağazalarını kapatmak zorunda kalan Chelsea, fikstüründeki maçlar için de sezonluk bileti olanlar dışarıya kimseyi stada alamayacak. 19 yıllık rüya, 15 günde kabusa döndü #2 AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Chelsea’yi yakından peşine düşüp takip eden Goal.com muhabiri Nizaar Kinsella, Abramovich’e yönelik yaptırım ve varlıklarını dondurma kararının Londra ekibini nasıl etkileyeceğini değerlendirdi. Abramovich’in Chelsea’de çok başarılı olduğunu ve Manchester City, PSG, Newcastle United gibi kulüplerde de aynı hamleleri özendirme ettiğini bildiren Kinsella, “Chelsea’nin tarihi sonsuza kadar değişecek. Bundan daha sonra ne olacağı büyük ölçüde bilinmiyor. Kulübün ilerlemek için artık yeni bir sahibe ihtiyacı var. Chelsea’deki yatırımın eskisi değin başarılı olup olmayacağı yeni sahiplerine yan. Abramovich’in yaptığını yapacak birini çekmesi öyle muhtemel değil.” ifadelerini kullandı. “Maviler”in ekonomik yönden eski günlerine dönüp dönmeme ihtimaliyle ilgili soruya Kinsella, “Kulübün kısa süreli can sıkıntısı çekeceğini düşünüyorum fakat fena günlerine geri döneceğini sanmıyorum. Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi gelirleri var. Enerjik bir kadrosu ve akademileri var. Chelsea, eskisi kadar dinç olmayacak gibi görünüyor ama televizyon ekranlarımızda kalmayı sürdürecek.” yanıtını verdi. Kinsella, sözleşmeleri sona erecek olan ve bu yaz takımdan ayrılmaları beklenen Antonio Rudiger, Cesar Azpilicueta ve Andreas Christensen’in muhtemel ayrılıklarının kulübü nasıl etkilemesini beklediğiyle ilgili ise “Yaptırımlar hiçbir oyuncunun gelmesine ve gitmesine izin vermiyor. Fakat kulübün yeni sahibi bütçeyi kısmakta endişe etmezse bazı iyi oyuncuların ayrılmasına neden olabilir.” şeklinde görünüm belirtti. 19 yıllık rüya, 15 günde kabusa döndü #3 Rus oligark Abramovich’in, Premier Lig’deki ikinci tanıdık olmayan kulüp sahibi olmasından bu yanlamasına izlediği tutumsuz aktarma politikası, Avrupa futbolunu yönetenleri buna çare bulmak zorunda bıraktı. Chelsea, 19 yılda dünyanın önde gelen kulüplerinden biri olma yolunda 2,8 milyar dolar harcarken, benzer kulüplerin sayısının artması üzerine UEFA 2011 yılından itibaren parasal fair-play kurallarını uygulamaya koydu. Abramovich döneminin en fiyatı yüksek transferi 133 milyon dolarla Romelu Lukaku oldu. Bu futbolcuyu 94’er milyon dolarla Kai Havertz ve kaleci Kepa Arrizabalaga izledi. 19 yıllık rüya, 15 günde kabusa döndü #4 Abramovich döneminde Chelsea, ada futbolundaki en manâlı rakipleri Manchester United, Manchester City, Liverpool ve Arsenal’den daha fazla kupa kazandı. Premier Lig’de 5 şampiyonluk elde eden Güney Londra ekibi, Federasyon Kupası’nı 5, Lig Kupası’nı da 3 defa müzesine götürdü. UEFA Şampiyonlar Ligi’ni de iki defa kazanan Chelsea, bu kupayı Londra’ya getiren birincil ve tek takım oldu. “Maviler”, UEFA Avrupa Ligi’ni 2, UEFA Süper Kupa ve FIFA Kulüpler Dünya Kupası’nı da birer kere havaya kaldırdı. Uzun yıllar Chelsea’nin stadı Stamford Bridge’i yenilemek için çaba harcayan Abramovich, dört yıl önce yaşadığı vize krizi sebebiyle bu projeyi rafa kaldırdı. Londra’daki en büyük rakipleri Arsenal ve Tottenham ile karşılaştırıldığında hayli eski bir statta maçlarını oynayan Chelsea’ye bunun için 1,3 milyar dolar bütçe ayıran Abramovich, İngiltere’nin vizesini yenilememesi üzerine projeden vazgeçti. 2003 yılından bu yandan Londra ekibi 13 bambaşka teknik adam kadar yönetilirken, Portekizli Jose Mourinho ve Hollandalı Guus Hiddink ikişer defa göreve getirildi. 2000 yılının eylül ayında Chelsea’nin başına geçen İtalyan teknik adam Claudio Ranieri ile 2004 yılında yollarını ayıran Abramovich, sırasıyla Jose Mourinho (Haziran 2004-Eylül 2007), Avram Grant (Eylül 2007-Mayıs 2008), Luiz Felipe Scolari (Temmuz 2008-Şubat 2009), Guus Hiddink (Şubat 2009-Mayıs 2009), Carlo Ancelotti (Temmuz 2009-Mayıs 2011), Andre Villas-Boas (Haziran 2011-Mart 2012), Roberto Di Matteo (Mart 2012-Kasım 2012), Rafael Benitez (Kasım 2012-Mayıs 2013), Jose Mourinho (Haziran 2013-Aralık 2015), Guus Hiddink (Aralık 2015-Mayıs 2016), Antonio Conte (Temmuz 2016-Temmuz 2018), Maurizio Sarri (Temmuz 2018-Haziran 2019), Frank Lampard (Temmuz 2019-Ocak 2021) ve Thomas Tuchel ile çalıştı.

Yorum yapın

SMM Panel